EMEKLİLİK İKRAMİYESİ VE TASARRUF TEŞVİK PRİMİ ( Katılma Alacağı Davası - Emeklilik İkramiyesi ve Tasarruf Teşvik Ödemesinin Mal Rejiminin Devamı Sırasında Davalıya Toplu Olarak Ödendiğinin Dikkate Alınacağı )

T.C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/2273

K. 2010/3293

T. 15.6.2010

• KATILMA ALACAĞI DAVASI ( Emeklilik İkramiyesi ve Tasarruf Teşvik Ödemesinin Mal Rejiminin Devamı Sırasında Davalıya Toplu Olarak Ödendiğinin Dikkate Alınacağı )

• EMEKLİLİK İKRAMİYESİ VE TASARRUF TEŞVİK PRİMİ ( Katılma Alacağı Davası - Emeklilik İkramiyesi ve Tasarruf Teşvik Ödemesinin Mal Rejiminin Devamı Sırasında Davalıya Toplu Olarak Ödendiğinin Dikkate Alınacağı )

• EDİNİLMİŞ MALIN TESPİTİ ( Katılma Alacağı Davası - Taşınmazın Ne Kadarlık Kısmının Kişisel Ne Kadarlık Kısmının da Edinilmiş Mal Sayılması Gerektiğinin PMF Tablosundan Anlayan Bilirkişi Aracılığı İle Tespit Edileceği )

• PMF TABLOSUNDAN ANLAYAN BİLİRKİŞİ ( Katılma Alacağı Davası - Taşınmazın Ne Kadarlık Kısmının Kişisel Ne Kadarlık Kısmının da Edinilmiş Mal Sayılması Gerektiğinin PMF Tablosundan Anlayan Bilirkişi Aracılığı İle Tespit Edileceği )

4721/m.

219, 222, 228

 

 

ÖZET : Katılma alacağı davasında, dava konusu taşınmazın alımında kullanıldığı hususunda duraksama bulunmayan davalıya ait emeklilik ikramiyesi ve tasarruf teşvik ödemesinin mal rejiminin devamı sırasında davalıya toplu olarak ödendiği hususu da dikkate alınarak söz konusu ödemelerin ne kadarlık kısmının kişisel mal ve ne kadarlık kısmının da edinilmiş mal sayılması gerektiği PMF tablosundan anlayan bilirkişi aracılığı ile tespit edilmelidir.

DAVA : Yalçın ile Hatice aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair Mersin 3. Aile Mahkemesinden verilen 09.02.2010 gün ve 324/131 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı Yalçın vekili; davalı ile vekil edeninin 1995 yılında evlendiklerini ve 2008 yılında boşandıklarını ancak; bedelinin tamamına yakını vekil edenince karşılanmasına rağmen, evlilik birliği içinde 2003 yılında edinilerek davalı adına kaydedilen 2180 parsel, B Blok, 4. Kat, 8 nolu meskenin en az 50.000 TL değere sahip bulunduğunu ileri sürerek, edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25000 TL alacağın yasal faizi ile davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir.

Davalı vekili ise; dava konusu taşınmazın vekil edeninin 07.04.2003 tarihinde emekli olması nedeniyle kendisine ödenen emekli ikramiyesi ve tasarruf teşvik ödemeleri ve bu ödemelerin bankada bir süre değerlendirilmesi sonucunda elde edilen toplam kazancın kullanılması ile satın alındığını, dolayısı ile vekil edeninin kişisel malı olduğunu ve ayrıca taşınmazın alımında davacının hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 25.000 TL katılma payı alacağının hükmün kesinleşmesinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 20.08.1995 tarihinde evlenmiş, 03.01.2008 tarihinde açılan Mersin 2. Aile Mahkemesinin 23.02.2009 tarihinde kesinleşen 2008/5 Esas ve 2008/760 Karar sayılı hükmü gereğince boşanmışlardır.

Dava konusu taşınmaz edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 23.06.2003 tarihinde edinilmiştir. TMK.nun 222/son fıkrası uyarınca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Davalı bu taşınmazın 07.03.2003 tarihinde emekli olması nedeniyle kendisine ödenen emeklilik ikramiyesi ve tasarruf teşvik ödemeleri ile alındığını ileri sürmektedir. Mahkemece dava konusu taşınmazın davalıya ödenen emekli ikramiyesi ile alındığının belirlenemediği ve bu durumda taşınmazın edinilmiş mal sayılması gerektiği, dolayısı ile davacının 55000 TL değere sahip olduğu anlaşılan taşınmazın değerinin yarısına isabet eden 27000 TL katılma payı alacağı bulunduğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin dava konusu taşınmazın davalıya ait emekli ikramiyesi ile alındığının belirlenemediğine ilişkin değerlendirmesine katılma olanağı bulunmamaktadır. Dosya arasındaki kayıt ve belgelere göre davalı 07.04.2003 tarihinde emekli olmuş ve kendisine bu nedenle 08.04.2003 tarihinde 19.524,100 TL emeklilik ikramiyesi ödemesi, 11.04.2003 tarihinde de 2382,364 TL tasarruf teşvik ödemesi yapılmıştır. Bu iki ödemenin toplamı olan miktara çok yakın bir miktar para 11.04.2003 tarihinde bankaya yatırılmış ve zaman içinde yapılan bir takım ekleme, çıkarma ve nemalandırma sonunda 23.06.2003 tarihinde 24500 TL olarak bankadan alınmıştır. 24500 TL'nin bankadan alındığı tarih dava konusu taşınmazın alındığı tarihle aynı tarihtir. Bu kadar benzerlik ve taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak dinlenen davalı tanıklarının, dava konusu taşınmazın davalının emeklilik ikramiyesi ile alındığını bildirdiklerine dair açıklamaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın edinilmesinde davalıya ait emeklilik ve tasarruf teşvik ödemelerinin kullanıldığı ve yapılan açıklamalar ile belgelerin davalının savunmasını doğruladığı konusunda duraksamamak gerekir.

TMK.nun 219. maddesinde; sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemelerin edinilmiş mallar kapsamında değerlendirileceği açıklanmış ise de; sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumlarının ödemeleri mal rejimi devam ederken toptan yapılmış ise aynı kanunun 228/son maddesindeki "... toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır" şeklindeki düzenlemenin varlığı karşısında, dava konusu taşınmazın alımında kullanıldığı hususunda duraksama bulunmayan davalıya ait emeklilik ikramiyesi ve tasarruf teşvik ödemesinin mal rejiminin devamı sırasında davalıya toplu olarak ödendiği hususu da dikkate alınarak söz konusu ödemelerin ne kadarlık kısmının kişisel mal ve ne kadarlık kısmının da edinilmiş mal sayılması gerektiğinin, bu tür hesaplamalarda kullanılan PMF tabloları dikkate alınarak, konusunda uzman olan PMF tablosundan anlayan bilirkişiler aracılığı ile belirlenmesi ve ondan sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hatalı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.