Vasiyetnamenin açılması ve vasiyetnamenin tenfizi


T.C. YARGITAY

6.Hukuk Dairesi
Esas:  2011/46                              www.neohukuk.net
Karar: 2011/1467
Karar Tarihi: 16.02.2011
ÖZET: Olayımızda; paydaş İ. Y. mirasçılarından E. Y. davaya konu taşınmazdaki miras payını davalı İ. Y.’a vasiyet etmiş olup, A….. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.07.2010 tarih ve 2008/206 esas ve 2010/165 sayılı kararı ile de söz konusu vasiyetname açılmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda mahkemece, hükmü temyiz eden davalıya vasiyetnamenin tenfizi davası açması için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
(4721 S. K. m. 600)

Dava Ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan İ. Y. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı İ. Y. tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemizin geri çevirme kararı ile dosya içine konulan Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 1978/3 esas 1978/24 karar sayılı mirasçılık belgesine göre, davaya konu taşınmaz paydaşlarından İ. Y.’ın 14.12.1977 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi E. Y. ile çocukları olan davacı ve davalıları bıraktığı, Adalar noterliğinin 31.07.1980 tarih ve 1080 sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi uyarınca mirasçı E. Y.’ın murisinden intikal edecek bilumum menkuller ile davaya konu 29 ada 2 no’lu parseldeki miras payını da davalı İ. Y.’a vasiyet ettiği, Adalar Sulh hukuk Mahkemesinin 2008/206 esas ve 2010/165 sayılı ilamı ile de söz konusu vasiyetnamenin açılıp, okunduğu anlaşılmaktadır.

Medeni Kanunun 600. maddesi hükmüne göre kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimse, bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona yoksa yasal mirasçılara karşı açacağı dava ile malın kendisine teslimini isteyebilir. Vasiyetnamenin açılıp okunmuş olması, mülkiyetin kendiliğinden vasiyet edilene geçmesini sağlamaya yeterli değildir. Bu itibarla kendisine muayyen mal vasiyet edilen kişi M.K’nun 600. maddesi uyarınca bu malın teslimini yasal veya seçilmiş mirasçılardan veya tenfiz memuru varsa ondan istemek durumundadır.

Olayımızda; paydaş İ. Y. mirasçılarından E. Y. davaya konu taşınmazdaki miras payını davalı İ. Y.’a vasiyet etmiş olup, Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.07.2010 tarih ve 2008/206 esas ve 2010/165 sayılı kararı ile de söz konusu vasiyetname açılmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda mahkemece, hükmü temyiz eden davalıya vasiyetnamenin tenfizi davası açması için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi.